Haremlique İstanbul, 10. Yılını “Büyülü Oda” Koleksiyonuyla Kutluyor: And this is true
GTC \ Haberler \ Haremlique İstanbul, 10. Yılını “Büyülü Oda” Koleksiyonuyla Kutluyor
5 Şubat 2015 - 6:04, tarafından , Haberler,

Haremlique İstanbul, 10. Yılını “Büyülü Oda” Koleksiyonuyla Kutluyor

Topkapı Sarayı’ndaki Yemiş Odası’ndan ilham alan koleksiyon, zengin ve güçlü bir kültürün izlerini günümüze taşıyor.

Caroline N. Koç ve N. Banu Yentür tarafından 21 Aralık 2007’de kurulan, her bir ürünün kendine ait tasarım hikayesiyle ve özel üretim aşamalarıyla hayat bulduğu Haremlique İstanbul, 10. yılını özel ‘Büyülü Oda’ koleksiyonu ile kutluyor.

Topkapı Sarayı’nda, dönemin şaheseri olarak nitelendirilen ‘Yemiş Odası’ndan ilham alarak tasarlanan koleksiyon, bu özel mekanın 300 yıldır etkisini kaybetmemiş süslemelerini evlerimize getiriyor. Sultan III. Ahmed tarafından Topkapı Sarayı Harem dairesinde yaptırılan Yemiş Odası’nın duvarlarını kaplayan çiçekler, vazolar, meyve ve renkler yeniden yorumlanarak Haremlique İstanbul’un ‘Büyülü Oda’ koleksiyonunu oluşturuyor.

Haremlique İstanbul kurucu ortağı ve tasarımcısı Banu Yentür bu süreci, “İlk gördüğümde çok etkilendiğim, şu an kapalı olan Yemiş Odası, Topkapı Sarayı fotoğraflarının yer aldığı bir kitabı açtığımda yeniden karşıma çıktı. Mekanın süslemeleri, mimarisi, renk ve dokusu beni çok heyecanlandırdı ve ‘Acaba burası günümüzde olsaydı ve bu odayı Haremlique yapsaydı neler olurdu,’ diye düşündüm. Buradaki özel anları, kutlamaları hayal ettim, hissettim ve Yemiş Odası’nın bu etkileyici görüntüsü, Haremlique İstanbul’un 10’uncu yıla özel koleksiyonu için ilham kaynağı oldu,” diye anlatıyor ve ekliyor: “Bu aşamada hayalimizi resmetmesi için, Haremlique İstanbul’un amblemini de çizen, Türkiye’nin en önemli minyatür sanatçılarından Taner Alakuş ile bir araya geldik ve ‘Büyülü Oda’ desenini minyatür sanatı tekniği ile çalıştık. Desende yer alan figürleri sadece bir desen tasarımı değil, bir sanat eseri olarak ele aldık. Deseni günümüze uyarlarken, Yemiş Odası’ndaki çerçevelerde yer alan çiçek ve meyvelere ilave olarak, farklı kültürlerde bereketi, şansı, aşkı çağrıştıran hayvan figürlerini de kullandık.”

Büyülü Oda Koleksiyonu’nda Neler Var?

Haremlique İstanbul’un zamansız tasarım anlayışıyla şekillenen ‘Büyülü Oda’ koleksiyonu, yatak odası, banyo, sofra, ev aksesuarları, özel kumaşlar ve kaftan-tunik ürün gruplarından oluşuyor.

Yatak odası grubunda; %100 Mısır pamuğundan üretilen Haremlique İstanbul özel dokuma kumaşının kullanıldığı nakışlı nevresimler, ‘Büyülü Oda’ emprime kumaşından yatak örtüleri, dekoratif yastıklar ve yine aynı temadan yola çıkarak hazırlanmış ipek ve kadife kumaşlardan tasarımlar yer alıyor. Banyo grubunda ise %100 Mısır pamuğundan üretilen havlular, peştamaller, hamam tasları ve sabunlar bulunuyor.

Haremlique İstanbul koleksiyonunun önemli bir parçasını oluşturan keten masa grubu ürünleri ise gümüş kaplama parti aksesuarları ile güçleniyor. “Markamız için bir kutlama zamanıydı; bu durumdan yola çıkarak, özel bir parti koleksiyonu yaratmak istedik. Endüstri ürünleri tasarımcısı Umut Demirel’le birlikte çalışarak, koleksiyonun ilk bölümünü meydana getirdik,” diyor ve Banu Yentür ve ekliyor: “Bu tasarımların çıkış noktası, logomuzdaki kavuk figürü oldu. Tüm parçalar heykelsi forma sahip kavuğumuzun altında hayat buldu”.

‘Büyülü Oda’ koleksiyonu yıl boyunca yeni tasarımların eklenmesiyle daha da genişleyecek.

Dönemin Tasarım Şaheseri: Topkapı Sarayı ‘Yemiş Odası’

Sultan III. Ahmed, Osmanlı sultanları arasında incelmiş sanat zevkiyle ayrı bir yere sahipti. Şiir yazar, cilt yapar ve yazdığı hatlar İstanbul’un farklı yerlerinde göz okşardı. Edirne’de kanlı ayaklanmalardan sonra tahta çıkmış, hemen üzerine de karanlık günler geçiren payitahta geri dönmüştü. O da her padişah gibi, bir iktidar işareti olarak Topkapı Sarayı’nın Harem bölümüne bir Has Oda yaptırdı. Tamamen ahşap odanın içi bir cennet bahçesi gibi rengarenk çiçek ve meyve çanaklarının resimleriyle süslenmişti.

Bu oda, 20. yüzyıl yazarlarınca ‘Lale Devri’ olarak adlandırılacak tarih aralığının sembollerinden biri olacaktı. 1705 yılında neşeli bir bahçe gibi yapılan bu odanın ardından, İstanbul’un her yerinde açılan yeni bahçeler, Boğaz ve Haliç kıyılarındaki yalı ve sahil saraylarını da kapladı.

Yemiş Odası, 18. yüzyılda değişen sanat rüzgarlarının ve Lale Devri’nin şenlikli İstanbul’unun adeta ilk mekânıdır. Oda mermer bir taşlık üzerinden Haliç’e ve Galata tepelerine bakar. Burada sultanların yemek yediği de rivayet edilir. Duvarlarında ahşap kaplama üzerinde lake tekniğindeki çiçek ve meyve resimleri, Osmanlı sanatında üretilen ilk örneklerdendir.

Resimlerdeki lale, gonca gül, sümbül ve karanfiller zarif vazolar ve fağfuri çanaklar içindedir. Bu düzenle Osmanlı resmi natüralist sanata ilk defa bu kadar yaklaşır. Bu resimler Osmanlıların hem Batı hem de Doğu kültürlerinden aldığı ilhamı yorumlayıp, nasıl yeni bir dile çevirdiğinin en canlı örnekleridir.

Yapıldığı dönemin izlerini taşıyan Yemiş Odası, Osmanlı süsleme sanatının yeni bir stille yansıtıldığı bir tasarım şaheseri olarak gösteriliyor.

Bereket ve Bolluğun Simgesi ‘Nahıl’ Haremlique Vitrininde

Bir zamanlar İstanbul sokaklarından görkemli düğün ve sünnet alayları geçerdi. Bunların en önünde ‘nahıl’ denen süslü bir ağaç taşınırdı. Nahılların iskeleti demirden yapılır, her yanına çengeller takılırdı. Bu ağaçlara meyve, çiçek ve kıymetli taşlar asılır; sırma, klaptan gibi parlak tellerle ve yaldızlı kağıtlarla süslenirdi. Bazen üstlerine balmumu ya da mulajdan mamul insan ve hayvan figürleri bile asılırdı. Arapçada hurma ağacı anlamındaki ‘nahıl’ Osmanlı’da abidevi boyutlarda bir tören aracına dönüştü. En muhteşemleri Osmanlı hanedanının, sadrazamların, vezirlerin düğünlerinde veya çocuklarının sünnet törenlerinde kullanıldı. Bunlar bazen o kadar büyük yapılırdı ki, Damad İbrahim Paşa Sarayı’na getirilen iki ‘nahıl’dan birisinin üstünde 60 bin, diğerinde 46 bin parça mum mulaj ve plaka vardı. Bu anıtsal nahılları ancak yüzlerce kişi taşıyabilmişti…

Zamanında insanların birbirine hediye vermek ve yardım etmek amacıyla kat kat yaptıkları bu ağaçlar, geleneksel kutlama ve yardımlaşma ritüeli haline gelmişti. Haremlique İstanbul, şimdi bu eski geleneği yeniden gün yüzüne çıkarıyor. Osmanlı şenliklerinde, saray düğünlerinde ve sünnetlerde kullanılan ‘nahıl’, bereketin ve bolluğun simgesi olarak Haremlique İstanbul vitrininde yer alıyor. Haremlique İstanbul ürünleri ile özenle süslenen ‘nahıl’, meyveler, çiçekler ve bereket sembolleri ile yeni bir yılın başlangıcını simgeliyor.